Karasüver Sözlüğü PDF Yazdır e-Posta

prensesindedesi©

Anadolu'da yaşayan Türkmenlerin kökenlerinin Orta Asya’dan göçen oğuz Türkleri olduğu, Anadolu’ya göçen bu Türkmen boylarının aynı zamanda kendi inanç biçimlerini ve dillerini de birlikte getirdikleri bir gerçektir. Karasüver köylüleri de bu inanç ve yaşam biçimlerini, kullandıkları öz Türkçe sözcüklerin çoğunu bu güne taşımışlardır. Burada o sözcüklerden aklımıza gelenleri yazmaya çalıştık. Sizlerin de katkılarıyla bu sözcüklerin daha da çoğalması umuduyla.

Ağa:

Baba ( Suna Albayraktan)

Ahmın:

Hayvan dışkısı

Alaf:

Hayvan Yemi

Alaimisema:

Gökkuşağı

Asbap:

Çamaşır

Avara:

Boş

Azık:

Yolluk,tarladaki ırgata giden yemek

Bayaktan:

Az önce

Belek:

Kundak,çocuk bezi

Belik:

Üçlü saç örgüsü

Bıçgı:

Testere

Bıldır:

Geçen Yıl

Bibi:

Hala

Bocu:

Köpek

Bunelek:

İri Sinek

Buymak:

Üşümek,donmak

Buzalamak:

Doğurmak(İnek)

Bürük:

Eşarp, tülbent

Cağ:

Örgü şişi

Cağlık:

Banyo yapılan yer

Camız:

Manda

Cırcır:

Fermuar

Cırıt:

Cirit oyunu

Cırmak:

Çizmek ( Suna Albayraktan)

Cibelmek:

Şımarmak

Culuk:

Hindi

Cücük:

Civciv

Çalık:

Topal

Çalkama:

Ayran

Çalmak:

Süpürmek

Çaltı:

Süpürge

Çapıt:

Bez

Çente:

Çanta

Çerçi:

Eşek,at yada katırlı seyyar satıcı

Çerpik:

Alkış

Çıkı:

Kese

Çıkla:

Sade,tek başına(yemek anlamında) 

Çılbak:

Çıplak

Çılga:

Patika yol

Çıngı:

Kıvılcım

Çiğit:

Çekirdek

Çimmek:

Yıkanmak

Çir:

Kayısı Kurusu

Çitil:

Fidan

Çôdürmek:

İşemek

Çomça:

Kepçe

Dadanma:

Alışma

Dam:

Ev yada evin çatısı

Davar:

Koyun sürüsü

Dayamak:

Açmak ( Suna Albayraktan)

Daylak:

Eşeğin küçüğü,sıpa

Deeze:

Teyze ( Suna Albayraktan)

Dekmik:

Tekme

Dıvrak:

İnce,güzel görünümlü(Kişi)

Dirgen:

Sap saman kaldırmaya yarayan alet

Dombalak:

Takla

Dulda:

Rüzgara korunaklı yer

Duluk:

Yanak yada şakak

Duven:

Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için,önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde dikine çakılı keskin çakmak taşları bulunan, kızak biçiminde araç.

Düğür:

İnce bulgur

Ebemkuşaa:

Gökkuşağı

Ellaam:

Sanırım,galiba

Emmi:

Amca

Enik:

Yavru

Esiğetek:

Kadın ( Suna Albayraktan)

Essah:

Gerçek

Eşkere:

Açık,aleni

Evcimen:

Evine Düşkün

Evlek:

Bir ürünün ekim-dikimi için ayrılmış olan toprak

Evlük:

Kiler

Eydinmek:

Kendi kendine söylenmek (Hüseyin Yılmaz önerdi)

Fer:

Derman

Ferik:

Civcivin biraz büyüğü

Firik:

Biçilmeye az kalmış buğday

Fiston:

Fistan

Ganere:

Doymak bilmeyen,obur

Gaspenek:

Bilerek

Gavlatmak:

Kabuğunu soymak

Gaygana:

Yağda yapılan yumurta

Gayılolmak:

Razı olmak

Gayım:

Sağlam

Geçe:

Taraf,Karşı

Gelâ:

Tarla faresi

Gendime:

Bir yemek çeşidi

Gıdik:

Keçinin Yavrusu,Oğlak

Gırklık:

Koyunların yünlerini kesmeye yarayan makas

Gırnap:

Bir çeşit kalın ip

Gicişmek:

Kaşınmak

Gilik:

Küçük Çörek

Gocek:

Asma kilit

Golük:

Yük hayvanı

Göbelek:

Mantar

Göğ:

Olmamış, ham

Göynümek:

Yanacak derecede ısınmak

Göze:

Su Kaynağı

Gunnamak:

Doğurmak(Kedi Köpek)

Guzlamak:

Doğurmak(Koyun Keçi)

Güççük:

Küçük

Hacat:

Alet

Hela:

Tuvalet ( Suna Albayraktan)

Helbet:

Elbette

Herg:

Sürülüp bırakılmış tarla

Hezen:

Evlerin tavaninda kullanilan kalin agaç

Him

Temel

Hinkirmek:

Burnunu temizlemek

Hoodur:

Aman dileme,yalvarma

Hurç:

Heybe

Irgat:

Tarlada çalışan kimse

Işarat:

Çok çirkin

Iyım:

Kilim dokunacak tezgaha gerilen ip

İcar:

Kira

İdare:

Gaz lambası

İğ:

İp eğirmeye yarayan alet

İlaan:

Leğen

İşlik:

Gömlek

İşmar:

İşaret 

İtâ:

Ekmek pişirilirken unun altına serilen bez

Kalıç:

Orak

Kalın:

Başlık Parası

Katık:

Yoğurt

Kekil:

Zülüf

Kenger:

Sakız yapılan dikenli bir bitki

Kenna:

Güya

Kepenek:

Kelebek

Kerme:

Hayvan dışkısından yapılan yakacak yada yaranın kabuk bağlaması

Kes:

Dikenden yapılan hayvan yemi

Keşik:

Sıra

Keven:

Yakacak olarak kullanılan bir çeşit dikenli çalı

Keyveni:

Düğünlerde yemek yapan kimse

Kırtikli:

Kenarında girinti çıkıntı olan

Kosnü:

Köstebek

Koyak:

Vadi

Kurük:

Eşeğin küçüğü,sıpa

Kurün:

Köy çeşmelerinde akan suyun birikmesini sağlayan yalağa benzeyen şey

Kuşluk:

Sabahla öğlen arası

Kutnu:

Bir çeşit kumaş

Loğ:

Toprak damlarda kullanılan silindir biçimindeki ağır taş

Makat:

Oturmak amacıyla tahtadan yapılmış somya

Mal:

Büyükbaş hayvan

Malamat:

Rezil,kepaze olmak

Manık:

Kedi Yavrusu

Mayıs:

Hayvan Dışkısı ( Suna Albayraktan)

Meret:

Kötü zararlı şey

Mertek

Yapılarda kullanılan kalınca yuvarlak ağaç

Meses: 

Hayvanları dürtmekte, kullanılan ucu demirli değnek

Mıır

Yaramaz

Mırıl:

Çamur

Mısmıl: 

Temiz

Mitil:

Yorgan yada döşeğin astarı

Misilli:

Eş,eşdeğer (Karasüver ağzında kaliteli) (Hüseyin Yılmaz önerdi)

Mundar:

Pis 

Nodul: 

Hayvan gütmekte kullanılan değneğin ucundaki sivri demir çivi..

Okuntu:

Davetiye

Osemek:

Özlemek

Öllük:

Bebekleri belemekte kullanılan toprak

Öndüç: 

Ödünç

Örme: 

Hayvanların boynuna geçirilen kalın örgü ip

Ötürük:

Amel,ishal

Öz:

Sulu,otlu arazi

Özemeç: 

Ayran

Palan: 

Genellikle eşeklere vurulan, yayvan ve yumuşak bir çeşit eyer.

Papak:

Bere

Peâ:

Yıkılmış ev

Pisik: 

Kedi

Pöçük:

Uç,kenar

Pöslük:

Çöplük

Salta:

Bir çeşit giysi

Samı:

Boyundurukta öküzün boynuna takılan eğri ağaç

Seki: 

Oturmak için yapılmış, yerden yüksek yer

Seyirtmek:

Koşmak

Sındı:

Makas

Sin: 

Mezar

Soyha: 

Lanet olası,canı çıkası(aslı ölüden geriye kalan şey anlamında)

Sufra:

Sofra

Şaplak: 

Tokat atmak

Şarmıta:

Yosma

Şelek:

Sırtta taşınan çalı yada odun

Şire:

Tatlı

Şişek:

Bir iki yaşında koyun

Şoora:

Ayranlı çorba

Taka:

Duvar içindeki kapaksız küçük dolapçık

Tar:

Tavukların üzerinde durduğu ağaç

Tebâatsiz:

Davranışı hoş olmayan

Terek: 

Raf

Teşt:

Büyük leğen

Timinnâ:

Yarım ölçek

Toklu:

Bir yaşında Koyun

Tuman:

Don

Uflak:

Büyük bıçak

Uğra:

Hamurun altına serilen kalın un

Uğrun:

Gizli

Uğunmak:

Gülerken yada ağlarken nefesin kesilmesi

Usanmak:

Bıkmak

Üleş:

Leş

Ürelüûn:

Dünden önceki bir tarih

Ürme:

Havlama

Vezek

Şalvarın lastik takılan yeri ( Suna Albayraktan)

Yaar:

Hayvanların sırtında oluşan yara

Yağlık:

Eşarp, tülbent

Yalaa:

Yakacak olarak kullanılan bir bitki

Yarmak:

Hırsızlık yapmak

Yavuz:

Saldırgan

Yazı:

Ova

Yeğnik:

Hafif

Yuha:

Derin olmayan

Yumuş:

Bir şeyin yapılması için verilen emir

Yüklük:

Evdeki yedek malzemenin (misafirler için yatak, yorgan vs) kaldırıldığı oda...

Yülümek:

Dibinden kesmek

Zaar:

Galiba,herhalde

Zahmarı:

Kış, zemheri

Zıbın:

Peşli veya Üçetek ( Suna Albayraktan)

Zibil:

Çöp

 

 
< Önceki   Sonraki >

İstatistikler

Üyeler: 644
Haberler: 115
Web Bağlantıları: 0
Ziyaretçiler: 652449
RocketTheme Joomla Templates